H O Z A N   A Y D I N

S T R A N   J Î Y A N E

Kurdî Türkce Deutsch English Homepage

Nivîsên Hunerî

Sanatsal Yazilar

Künstleriche Berichte

Artistic News

Veger

Geri

Zurück

Back

 

 03.07.200 HOZAN AYDIN

 

 

KÜRT MÜZİĞİNİN BUGÜN GELDİĞİ NOKTAYI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

   Dünyada globalleşen sermayenin müzik raflarındaki sanat seviyesi aşağıya doğru inerken, Kürt müziği, boynunda düğümlenmiş binlerce yıllık ipi kopararak yeniden can bulma savaşımını veriyor. Hem kendi ülkesinde ve hemde dünyanın birçok ülkelerinde, yerinden yurdundan, toplumundan kültüründen koparılmış olarak göçebe hayatı yaşayan Kürt sanatçıları, yüreklerindeki enkazda tutsak kalmış duygularını, şimdi müzikleriyle yeniden sanat yapma çabasındalar; darmadağın yaşamın etkısiyle müzik adına her ne kadar boş, şen şakrak arayışlar olsada,  sanatda düşen seviyeyi dengeleyebilecek derecede ciddi uğraşların olduğunu düşünüyorum ve bugünkü noktayı çok önemsiyorum.

ESKİDEN KÜRTÇE EZGİLER GİZLİ SÖYLENİRDİ ALBÜMLER VE SANATÇILARA SANSÜR BASKI UYGULANIRDI YOĞUN OLARAK… BUGÜN GELİNEN NOKTAYI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? ÖZGÜRLÜK VAR MI?

 nsan kanını emerek, kemiklerini harmanlayıp üzerinde ülke kuranlar,  daha düne kadar yüzleri kızarmadan, utanmadan, dünyanın en köklü halklarından olan 40 milyon civarındaki Kürtlerin, kültürünü gasp ederek yok saydılar! Yasakladılar! Kürt „stranbêj“ leri esas söylemek istedikleri bir çok şeyi yüreklerinde bugüne taşıya bilme adına saklamak durumunda kaldılar fakat, bunun yanında her türlü baskılara rağmen „stran“  larını kimseden izin almadan söylediler söylemeyede devam ediyorlar… Tabii  Bugüne çok bedeller ödenerek gelindi!.. Her türlü yasağa, sansüre rağmen artık Kürt müziğide iyisiyle kötüsüyle raflardaki yerini almış durumda. Özgürlüğe gelince: Özgürlük sanatta olmamakla birlikte, benim bildiğim dünyanın hiç bir yerinde yoktur! Asla verilmediği için istenecek bir şeyde değil zaten. Ancak alırsın.!

SANSÜRLE KARŞILAŞIYORMUSUNUZ…?

 Sansür Kürt müziğinden hiç eksik olmadıki! Sadece müzikte değil, çeşitli gazeteler adınada bizimle sanatla ilgili yapılan ropörtajlar, ya ölçülüp biçilecek yada gazete yayınlamaz dolayısıyla kusura bakmazsanız, Kürt medyası dışındaki ropörtajlara pek sıcak bakılmıyor açıkçası.

KÜRT MÜZİĞİNDE BATI ENSTRÜMANLARININ KULLANILMASINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

 Farklı duyguların nakış nakış işlendiği bir kilimin motifleri gibi düşünüyorum… Seçilen renkler sırıtmazda, uyum içerisinde ise, harika bir sentez olur…  

JAZZDAN ROCK HER ALANDA ARTIK KÜRT MÜZİĞİNİ GÖRMEK MÜMKÜN… BU GELİŞİMİ NASIL AÇIKLIYORSUNUZ?

 Müzik bir bütün olarak düşünüldüğünde, her alanının ayrı bir tadı, ayrı bir güzeliği vardır mutlaka; her tını yeni bir duygu, yeni bir ruhtur diye düşünüyorum

KÜRT GENÇLERİ BAŞKA DİLLERİN ŞARKILARINIDA SEVEREK DİNLİYORLAR ÖZELLİKLE KARADENİZ MÜZİKLERİNİ… FARKLI ETNİK KİMLİKLERDE İNSANLAR KÜRT MÜZİĞİNE İLGİ GÖSTERİYORMU?

 Bana göre Kürtler, bu alanda daha şanslı çünkü, farklı milletlerin müziklerinide büyük bir saygınlıkla hep dinlediler vede dinliyorlar. Ayrı tınıları, ayrı duyguları tadabildiler; dolayısıyla ben bu tadı çok iyi biliyorum. Fakat Kürtlerle birlikte yaşamı paylaşan ve Kürtlerin en yakınındaki diğer halklar,  gasp, inkar ve yasaklardan dolayı bu tatdan maalesef mahrum bırakıldılar diye düşünüyorum. Ama şu anda Kürt müziğine olan ilginin gittikçe artığını görebiliyorum.

 

Kim bu dengbejler?

 Filozoflar kendi dünya görüşleri ile, kendi bakış açılarıyla yaşamı yorumlarlar. Fakat „Dengbêj“ ler aynı yorumu, o kutsal nefesleri ile melodiler eşliğinde yapıyorlar ki buda artı taraflarıdır!.. Dolaısıyla „Dengbêj“ ler Kürtler için geçmişten bugüne her yönüyle tarihi akışın dip diri tanıklarıdır… Kürtlerin dili, sözlü edebiyatıdır… Kürt kültürünün başlangıçtan günümüze en güçlü taşıyıcılarıdır…

 Bir kara haber vermek ne anlam taşır, yüreği türkülerle ve hikayelerle dolu bir dengbej için?

 Kürtler hayatları boyunca hep kara haber dalgalarından yayılan harmoni eşliğinde dans edip ’’stran’’ söylemişlerdir.! Sadece Kürt oldukları için asılanların, 70’ lik düşünürlerin, dışarıda oyun oynarken yaşından fazla kurşun yiyen çocukların, karnındaki bebekle birlikte panzerlerin altında ezilen Anaların, hayvanlarıyla birlikte yakılan köylerin haberini aldılar; ama  inadına halay çekip ’’stran’’ söylediler… “Denbêj“ ler tarih boyunca tüm bu olup bitenlere tanıklık ettiler!.. Ne anlam taşısınki?..

 Dengbejler neleri konu ederler türkü ve hikayelerine?

 Dengbêj“ ler neleri konu ettiler demek daha isabetli olsa gerek!.. Herşeyden önce duyarlı oldular, dili çok iyi kullanarak yaşama dair ne varsa irdeleyerek klamlarına yansıttılar... Sevdayı, doğayı, siyaseti, zulümü, kavgayı, güzelliği vede tarihi... Bağlantılı olarak, hem öz eleştiri ve hemde eleştiri mayetinde zülfüyare dokunmakta istiyorum: Özellikle son 30 yıl içerisinde yakılan binlerce köyde, binlerce ev vardı!.. O evlerde yaşayan on binlerce insan vardi!.. On binlerce insanın hayalleri, duyguları ve anıları vardı!.. Bu konu dünyadaki tüm sanatçılara yeterde artar bile. Nerdeler?..

 Dengbej kültüründe geçmişle bugün arasında ne fark var?

 Altın ile teneke arasındaki fark gibi geliyor bana..! Altın yok olmayla karşı karşıya, sarraflar duyarsızlığı yaşıyor, ortalığı teneke gümbürtüsü sarmış!...

 Dengbejlerin söylediği kılamların kaynağı nedir?

 Dildir, tabiattır, güzelliktir, Aşktır, acıdır, ihanettir, kahramanlıktır, yaşam biçimidir...

 Dengbejler sadece acıyı mı söyler?

 Denbêj“ çok şey söylüyor. Dünyası büyüktür, içerisinde çok şey barındırır... “Denbêj“ söylerken, dili öğretiyor, tabatı anlatıyor, coğrafyayı tanıtıyor, toplumsal duyarlılığı örgütleyerek yönlendiriyor; eğitiyor, tarih dersi veriyor.

 Dengbej için aşk nedir?

 Denbêj“ in aşkı ruhu ve dilidir. Ruhundaki aşkla sevişirken, dilinin kudretiyle anlata anlata bitiremez...

 ..Helîmcanê xwezila mala me cînarê mala weba,

Berxê dîwarê orta me weda cam û camêkan Şûşe û lê pencereba,

Xwezil di xêrê xwediyê di Xwedêra ulm ê muneccim li ba min heba,

Minê bixwenda bira cam û camekan lê li ber min veba.

Heya mîla ber şebek ê destê min di binê serî, devê min li xal û xetê gerdena zer lê memkê teba,

Berxê xwezila di dêrisê gunda da mirin heba, wele dilê rezîl kalbûn lê qe tuneba

 

Çevirisi pek hoş olmaya bilir yinede açıklamaya çalışayım.

 

 ..Helîmcan keşke evimiz koşu olsaydı

Aramızdaki duvar camekan, pencere olsaydı

Keşke Allahtan, müneccim ilmi bende olsaydı

Okusaydımda camekan açılsaydı

Sabaha kadar elim başının altıda, dudağım gerdanındaki noktalarda olsaydı

Kuzum, bu dünyada ölüm olsada keşke yaşlılık olmasaydı.

 Bugün dengbejler nerede?

 Herkeste bir piyasa koşuşturmasıdır gidiyor. Maalesef bugün yaşayan “Denbêj“ sayısı çok az. Her ne kadar bu klamları okumada genç heves ve ilgi varsada tekrarcılıktan öteye gidilemiyor; yeni “Denbêj“ ler yetişmiyor.! Oysa anlatılacak o kadar çok şey varki...

 Bir yörenin dengbejleriyle diğer yörenin dengbejleri arasında farklılıklar var mı?

 Tema olarak ciddi farklılıklar yok fakat, şive, ezgi, makam ve gırtlak farklılıkları bölgelere göre değişiyor tabiiki; bir dengbej seslendiği anda, “Serhed, Sovyet, Botan, Dêrsim, Mereş, Orta Anadolu, Mêrdîn, Behdînan yada Soran” mı hemen anlaşılıyor.

 Her klam söyleyen dengbejmi?

 Her klam söyleyen “Denbêj“ değildir. “Denbêj“ liğin çıraklık, ustalık ve izin aşaması vardır, “Denbêj“ likte kriter, misyon ve yetkinlik olgusu vardır.

 -- nesrin aksu