Aydin in yaşam özeti

 
Güneyde aras nehiri ve Bingöl dağı,kuzeyde kotan tepesi  ve palandöken dağı,doğuda qule tepesi ve Vizê çeşmesi,batıda Bavê çayırı ve altındada ince ve uzun bir su;aras ın dalgaları ile buluşmak üzere akar gider.Tam bu dörtgende etrafı çeşit çiçeklerle süslenmiş 10 hanelik küçük ve tatlı bir köy. Köyün adı Xındeqa ki tam bağrından fokurdayarak kaynayan Kanîya jêr adında buz gibi bir su.Hele şöyle bir Diyarbakır karpuzunuda içine attınmı çatlayarak ikiye bölünür.Bingöl dağında ve palandökende,baharın bitimine kadar bembeyaz karlar kendini göstermekte ve Serhad ın ılık rüzgarları birlikte stran deryasının derinliklerinden Evdalê Zeynikê nın haykırışını getirip Husê Pulo ya,Dengbêj lerin şahı Reso ya,ses ve sözlerin ustası vede Kürt klasiğinde ekol olan Şakıro ya ulaştırır.  
   Tam bu aheng içerisinde yıl 1962 Aydın dünyaya gözlerini açıyor.Burada ilginç olan bir şey varki,Aydın ın annesi şöyle diyor;''Ben Aydın a hamile iken bir kaç defa karnımdan onun ağlama sesini duydum ve ilk seferinde çok korkmuştum.''Aydın da bu durumu şakaile karışık şöyle yorumluyor;''Kim bilir belkide ben o zaman klam söylemişimdir.''Orası bilinmiyor tabii fakat bilinen bir gerçek var oda Aydın 7-8 yaşlarındaiken, serhad da kış uzun olur,kışın geceleride uzundur ve cemaatler hep olur ki o cemaatler aynı zamanda bir eğitim ortamıdır,Kürdistan da kişilik oluşumunun ve şekillenmesinin alt yapısıdır,"Mem û Zîn ve Sîyabend û Xecê"nın aşkları o cemaatlerde anlatılır,"Evdalê Zeynikê"nın klamları orada söylenir.Kabiliyetlerin,yeteneklerin sunulduğu mekandır.Aydın o cemaatlerde,"Dengbêj Şakıro''dan öğrenmiş olduğu ki Şakıro birçok kez evlerine misafir olmuştu ve o büyülü ses Aydın ı büyük derecede etkilemişti Aydın ayrıca Erivan radiosununda çok iyi dinleyicisi idi.Meyrem Xan,Mihemed Arif
Cizrewî yi hep o büyülü kutuda dinlerdi onun içindirki stranların sevdası Aydın ın tüm bedenini fethetmişti.Aydın,dedesi olan"Keremê Qolaxasî" adına söylenmiş"Lo Axao"klamını o cemaatlerde söylerdi ayrıca düğünlerdede babası Enwer den öğrenmiş olduğu"Bejnê"stranını hep okurdu.
        1971 Aydın 9 yaşındadır;Şerif,Kerem,Aydın,Mıhemed,Heci,Ekrem 6 amcaoğlu birlikte Türkçe eğitim görmek üzere okula başlarlar köylerinde okul olmadığı için de kış,yaz her gün ellerinde,okulda sobada yakmak üzere birer tezekle 5-6 km uzaklıkta komşuları olan Işıklar köyü"Şemê"ilkokulu na gider,gelirler.Ekrem aralarında en küçükleri idi bazen yolda donup kalırdı ve onu sırayla sırtlarlrdı.Aydın ın dayısının ona Almanya dan gönderdiği müşambadan bir çantası vardı,kışın tepeye ualştığında yokuş aşağı çantasına biner okulun önüne kadar kayar,tezeğinide yuvarlayıp gönderirdi bazen arkadaşları okulun önünde tezeği yakalarlardı fakat bazende tezek kendini ele vermeden okulun altındaki suyun içine kadar yuvarlanıp giderdi,bu durumda Aydın ın öğretmeninden dayak
yemesine neden olurdu ve koca bir kış hep böyle geçerdi.Aydın artık Türkçe şarkılarda öğrenmiş ve okul şenliklerinde hep Aydın şarkılar söylüyor.Dursun Çelik adında bir öğretmeni vardı,güzel bir bağlama çalıyodu ve Aydın hayatında ilk defa bir bağlama görüyor vede sesini duyuyordu.İşte bu seste stranlar kadar Aydın ın beynine işliyordu.Bir gün öğretmeni Aydın ın babasına şöyle der;"Gelin bu çocuğu bana teslim edin,ben onu beraberimde Ankara ya götürüp bir müzik okuluna vereyim ve inanıyorumki ondan çok iyi bir sanatçı çıkar."Aydın ın babası kabul etmez ve böylece Işıklar köyü ilkokulunda 5 yıl sona eriyor.
   1975 Aydın Muş a amcasının yanına gider,orada Muş Lisesinde orta eğitimine başlar fakat Aydın ın kafasında müzikten başka hiç bir şeye yer yok.Burada yine unutulmayan bir şey var;Aydın ın amcasının kayınbiladeri olan Abdulbaki bağlama çalıyordu ki bu aynı zamanda sazın perdelerini ilk olarak Aydın a tanıtan vede Şu Sazıma Bir Düzen Ver müziğinide öğreten hocasıdır. Aydın hep adamın bağlamasını gasp ediyordu ve adam öğrettiğinede pişman olmuştu yine bir akşam ki sabaha okulda matematik ten yazılı imtihan var,Aydın dersine çalışmadan sabahın 4 ü ne kadar Burası Muştur müziğine çalıştı en sonunda çalmasını başardı fakat sabah okulda dersindend e zayıf aldı.Aydın bu arada çok iyi bir radio dinleyicisi ki yanında hep küçük bir radiosu vardı ve hayali

hep bir radio sanatçısı olmaktı.Aydın ortaokul 2.sınıftadır ve Erzurum radiosunda bir ses yarışmasının olduğunu öğreniyor;Aydın,ne okula nede ailesine haber vermeden doğrudan Erzurum a gider fakat yaşı küçük olduğu için yarışmaya kabul edilmiyor bu arada Aydın yaşını büyütme yollarına koyulur,yetiştiremeyince yaklaşık bir ay sonra tekrar okula geri döner.Aydın o yıl 4 dersten sene sonu ımtıhanlarından sonra geçer.
   1977 Aydın İstanbul un adını yeni duymuş,düşünüyor,kararını veriyor ve Annesinin bir altınını alıp İstanbul a doğru yöneliyor böylece hayatında ilk defa büyük bir metropol yaşamının içine adımını atmış oluyor.Orada büyük 1 Mayıs yürüyüşü ile karşılaşıyor ve yine hayatındaki ilk eylemi ilede tanışmış oluyor,ilk defa bu kadar insanı,bu kadar coşkuyu bir arada görüyor vede ilk defa devletin göstermiş olduğu 36 insan nasıl bir arada katledilir gösterisinide kendi gözleri ile izlemiş oluyor ve sadece şaşıp kalıyor ki o günü hiç unutmuyor.Aydın da artık siyasi bir fikir taşıyor,"Kurdara Azadi"slogınını öğreniyor,siyasi şarkılar söylüyor fakat Türkçe;böylece Aydın İstanbul da 2 yıl kalıyor.Bir gün yine Taksim meydanında gezerken,uzaktan çok güçlü olduğu belli ve oldukça berrak bir ses kulağına
geliyor ki Kürtçe söylüyor;"Gul a Baxçé we ka"?... (Bahçenizdeki gül nerde)?..Aydın bu sesi merak eder ve sesin geldiği yöne doğru gider,bakar bi köşede tablaların üzerinde kitap,dergi ve kaset satıyorlar ve bu gizemli sesin sahibinin Şıvan olduğunu öğreniyor.Aydın o kaseti satın alıp gidiyor ve hep o kaseti dinliyor artık.Böylece Kürt sanatçı Şıvan Perwer de;özellikle politik olan Kürtçe şarkılar ile Aydın ın sanatsal yaşamına büyük bir etki yapıyor ayrıca yine Ermeni asilli ve yillarini Kürt müziğine adayan büyük sanatçı Aram Tigran ın sesinide o dönemde tanıyor ve çok etkileniyor.

  1979 Aydın memleketine geri dönüyor ve Muş Lisesinde tekrar eğitimine devam ediyor.Aydın Lise 2 deiken 12 Eylül darbesi oluyor,daha sonra okumasını yarıda bırakıp İzmir e babaannesinin yanına gidiyor ve yaklaşık bir yıl İzmirde kalıyor.Babaannesi ona bir bağlama hediye ediyor ki bu Aydın ın yaşamındaki en büyük hediyedir çünkü ilk defa bir bağlama sahibi olmuş oluyor ve böylece Aydın kendi kendine bağlama çalmasını öğrenmeye çalışıyor.Aydın İzmir den İstanbul a gidiyor ve bir kaset yapmak istiyor ki acayip durumlarla karşılaşıyor şöyleki;Ya kendi imkanlarınla yapıp,herhangi bir şirkete şartsız teslim edeceksin,ya da 4-6 kaset yine şartsız olarak  bir şirkete imzalıyacaksın,şirketlerde seni meşhur edecekler den vs.Aydın bu durumu red edip,memleketine geri döner ve tabii

ki halk stranları ile kendi beste çalışmalarını da aralıksız sürdürerek repertuarını durmadan genişletiyor.Aydın ilk beste çalışmasını,Türkçe olarak 1976 da,köyü olan Xındeqa da kendi çayırlarının içindeki köprüye hitafen yapıyor."Mardo Köprüsü"
  1982 Aydın sevdiği ile dünya evine giriyor,1984 de askere gidiyor Asker de 15 Ağustos atılımını duyuyor ve 15 Ağustos da Aydın ın yaşamındaki büyük etkenlerdendir.1986 askerlik bitiş günü gelmişti fakat burada da bir unutulmaz var şöyleki;eski bir şarkı vardı"Bağrımda Bir Ataş Yanir/Gün Geçtikçe Alavlanir"bu şarkının sözleri sadece bir komutanda vardı oda o gün orada bulunmuyordu.Aydın 2 günlük bir bekleyişten sonra o şarkının sözlerini alıp öylece o kadar özlem ve hasretten sonra evine gider ki buda Aydınca Stran sevdasıdir.
   1987 Aydin tekrar İstanbul a doğru yol alıyor.Türk sanatçı Yavuz Top un dershanesinde bir süre solfej dersleri alıyor,nota da öğrenmek istiyor,orada bağlama düzeni ile tanışıyor.Aydın o yıl,8 eser kendisine ait,4 eser anonim,1 eser Pir Sultan Abdal ve bir eser de Muhlis Akarsu ya
ait,14 eserden oluşan"Sevdalım"adlı Türkçe bir kaset yapıyor,Ses Plak şirket ile bir sözleşme yapıp veriyor ve memleketine geri dönüyor fakat bir süre sonra Ses Plak ın iflas haberini duyuyor ve nitekim kaset piyasaya sürülmüyor.    1988 Xındeqa da Aydın Aras nehirine balık avına iniyor dönüşte çocuklar yoluna koşup,artık bir kız babası olduğunun müjdesini veriyorlar.Aydın çok seviniyor ve aşkının anısına kızının ismini Evîn"Aşk"koyuyor(04.04.1988/Xindeqa)

  1989 Aydın ailesi ile birikte Muş a kayınpederine ziyarete gider.Orada eski okul arkadaşları olan Mutluk ve Sadullah ile birlikte,Adana,Mersin, Konya,İzmir,Ankara gibi bir gezi turuna çıkıyorlar Muş a dönüşte bir kızının daha olduğunun müjdesini veriyorlar.  (Şemal"Işık"15.09.1989/Muş)Aydın bir dönemde Erzurumda bir sigortacılık bürosu işletiyor.
    1990 Aydın Tekman Halk Eğitim Merkezinde 57 kişiden oluşan bir Halk Müziği korosunu kuruyor,bu çalışma yaklaşık bir yıl sürüyor,bu koro ile yörede bir kaç konserede katılıyorlar ve yöre gençliğininde oldukça ilgi odağı haline geliyor.
1991 Aydın ın bir oğlu oluyor(Zana"Bilgin"16.06.1991/Xındeqa)Aynı yıl Tekmanda HEP(Halkın Emek Partisi)ilçe teşkilatı oluşturuluyor ve Aydın da üyesi oluyor.Yine aynı yıl Tekman polis karakoluna roketatar saldırısı ile Kürt gerillasının adı Tekmanda yayılıyor.Daha sonra Aydın ın işi elinden alınıyor.Aydın Erzurum da özel timler tarafından göz altına alınarak ölüm ile tehdit ediliyor.Aydın bir fırsattan sonra Erzurum dan çıkıp,İzmir,Bursa,İstanbul ve Ankara da bir müddet kalıyor.

    1992 Mart ayı ve Aydın bu sefer Km leri oldukça uzatıp ta Almanya ya kadar çıkıyor zaten bütün yaşamı yollarda geçmiştir hani ölçmeye kalksan milyonlarca km eder.Aydın Almanya nın Dortmund kentinde artık bir mültecidir.Dortmund,Hagen,Hamm,Essen ve Bochum da bütünü ile kendini Kürt kültürel çalışmalarına verir.Bir ekip oluşturup,Koma Xebat adı ile Müzik,Folklör ve Tiyatro çalışmalarını birlikte yürütüyorlar.Dernek ve Hunerkom kültür kurumu adına,konser,eğlence geceleri,düğün,eylem vs.her türlü kültürel faaliyetlerde bulunuyor.2 yıl aradan sonra Aydın Koma Xebat dan ayrılıyor.
 1994 Aydın Hagen de Koma Halim Dener adı ile bir müzik grubunu oluşturuyor.Aynı yıl Dortmund ta "Klangspuren Konzert International"adlı uluslararası bir müzik albümü yapılıyor ve Aydın,kendisinin 2,eserini,2 de anonim toplam 4 eser ile Kürt müziğini temsilen Koma Helim Dener  adına bu albümde yer alıyor.Aydın böylece Neheim-Hüsten adındaki küçük bir kasabada ailesinden ayrı 3 buçuk yıl yalnız yaşamaya çalışıyor.
1995  Aydın çok zor koşullar altında eşini getirebiliyor(1 Nisan 1995) fakat bu seferde çocukları kalıyor.Bir dönem sonrada cocuklarınıda getiriyor ve o kadar zahmetten sonra nihayet ailesi ile birleşiyor. 1996 Aydın ın bir kızı daha oluyor(Xerîb"Garip"01.02.1996/Neheim-Hüsten) fakat burada da ilginç bir durum var oda;Alman devleti nasıl demokratik bir devletse Xerîb in ismi Kürtçe olarak kabul edilmiyor.Aydın bu durumu gazeteye bildirdikten ve haber yayınlandıktan sonra isim nihayet yazılıyor.
   1998 Aydın Berlin e taşınıyor ve Kürt Kültür Akademisi Berlin Şubesi yönetiminde yer alarak kültürel çalışmalarını,Almanya nın her tarafında ve Avrupa nın değişik ülkelerindeki konser,eğlence geceleri,düğün,eylem vs.hertürlü etkinliklere katılarak sürdürmeye çalışıyor.1999 Berlinde Aydın ın bir kızı daha oluyor(Dîrok"Tarih"04.06.1999/Berlin) 2001 Şevbêrka Dengbêjan adı altında Mîr Mûzîk in yapmış olduğu bir albümde Aydın ın okuduğu 2 eserede yer veriliyor.
2002 Aydın,yaşamının 30 yılını stranlara adadıktan sonra nihayet  büyük bir heyecanla  ilk defa"Bêje"adinda bir solo albüm sahibi olma mutluluğunu tada bildi.Aydin h bir zaman kariyer ve piyasa düşünmedi.Sadece stranları sevdi,stranlara,çalıştı ve stran söyledi.

2003, "Stranên Dilê Me-Bilez" adindaki karışık bir albümde bir eser ile yer alıyor.

   2005, "Şevbuhêrka Dengbêjan 2" adindaki karışık bir albümde, bir eser ile yer alıyor.

Nisan 2006, "Stran Jîyane 1" çatısı altında, bir albüme daha imza atıyor ve bu albüme, 15 Ağustos 1999 da, Türk devletinin askerleri tarafından, köylerine yapılan bir baskın sonucunda, Şehit düşen Babası Enver in anısına,  "Bavê Min" ismini veriyor. Böylece Aydin Müzik Pruksiyon, bu çalışmayı Aydınseverlere ulaştırıyor.
 
....Bugün de Wan gölü nün derinliği gibi Aydın ın yüreğinin derinliğinde binlerce stran yuvalanmış ve Aras ın coşkusu gibi stran akıyor Aydın için işte yaşam budur.Aydın halen Kürt kurum ve kuruluşları ile birlikte kültürel çalışmalarını devam etmekte ve halen Kürdistan Sanatçılar Birliği nin üyesidir, böylece Kürt Klasikleri,Kürt halk stranları ve kendi besteleri üzerindeki çalışmalarını büyük bir azimle sürdürmektedir ve halen Almanya nın başkenti olan Berlinde yaşama gayreti içerisindedir.
Özgür yaşamı ve siz müzik dinleyicilerini selamlayarak şöyle diyor:Yaşamın her alanı stran olsun....  
Stran yaşamdır............................Stransız Kalmayın.
                                                                                                                                                                      

Yukarı